Normal Doğum

normal_dogum_3-300x225Son 20 yıl içerisinde hem ülkemizde hem de dünyada sezaryen oranlarında bir artış söz konusudur.Bu artışın altında yatan tek sebep kamuoyunda suçlandığı gibi doktorların kolaya kaçma isteği değildir. Tıp ve cerrahi alanındaki gelişmeler, anne karnında tanı ve ultrasonografideki ilerlemeler, anne olma yaşının geçmişe göre ilerilere kayması, çoğul gebelik sayılarındaki artış, infertilite tedavilerindeki artış, kişilerin etraflarından duydukları olumlu ya da olumsuz öyküler, medikolegal sorunlar gibi pekçok faktör bu artışı sağlamıştır. Ancak ne yazık ki her alanda olduğu gibi ülkemizde bu konuda da işin kontrolü kaçmış ve sezaryen oranları neredeyse %80’lere ulaşmıştır.

Ancak ne mutlu ki son zamanlarda gerek basında yer alan haberler gerekse insanların doğala olan yakınlaşması sayesinde normal doğum yapmak isteyen gebelerin sayısında gözle görülür bir artış vardır. Bu artışda internetin de rolü yadsınamaz. Internet üzerinde yer alan tartışma forumlarında güzel doğum öykülerinin artması gebeleri normal doğum için heveslendirmektedir.

Ancak bu forumlarda zaman zaman yanlış yönlendirmeler de olabilmektedir. Normal doğumu özendirmeye çalışan bir hekim olmama rağmen maalesef benim normal doğum yaptırmadığım yönünde bazı yazılara rastlıyorum. Bu tamamen yanlış bir bilgidir. . Takibim altındaki gebelerde ilk planda normal doğum yapmalarını empoze etmeye çalışmakta ve bununla ilgili korku ve endişelerini gidermeye çalışmaktayım.Ancak normal doğum yapmaktan isteyenler kadar hatta onlardan daha fazla sayıda gebe de bundan çekinmekte ve direkt sezaryen ile doğum yapmak istemektedir. Onların da bu isteklerine saygı duymaktayım.

Öte yandan son zamanlarda artan sayıda gebe hiçbir müdahale istememekte, suni sancı, epizyotomi ve hatta epidural anestezi uygulanmasını son ana kadar erteleme talebinde olmaktadır. Elbette ki bu isteklerine de saygı duyarak doğumlarını o şekilde yönetmeye dikkat etmekteyim

Bu duruma da açıklık getirmek ve yanlış bilgileri düzeltmek isterim. Bu vesile ile normal doğum hakkındaki yazıları yeniden bir arada ilginize sunuyorum

Normal doğumu öğrenmek için önce mekanizmalarını anlamak gerekir.İlk önce bu yazıyı okuduktan sonra diğer yazılara göz atmanızı öneririm.

Doğum tüm insanları büyüleyen bir olaydır. Televizyonda ya da gerçek yaşamda bir canlının dünyaya gelişine tanıklık etmek zaman zaman o olayı yaşamak kadar heyacan uyandıran bir durumdur. Bir canlının içinden yeni bir canlının çıkışını anlayabilmek ancak oluş mekanizmasını kavrayarak mümkün olabilir.

Normal doğum pekçok işlemin birarada sürdürüldüğü bir fonksiyondur. Rahimin kasılması, kasılmalarla birlikte rahim ağzının incelme ve açılması, bebeğin o dar kemik tünele kendini uydurarak içinden geçişi ve dünyaya gelişi doğanın mucizelerinden birisidir.

Pekçok insan bu oayın nasıl geliştiğini anlamakta güçlük çeker. Oysa doğum basit bazı fizik kurallarının insan fizyolojisine yansıması gibidir. Kapalı bir yerde bulunan bir nesnenin dışarıya çıkabilmesi için dış dünyaya açılan bir kapıya gerek vardır. Bu kapı rahim ağzıdır.

Normalde tüm gebelik süresince bebek rahim içinde dış dünya ile temas etmeden gelişir. Doğum zamanı geldiğinde rahim ağzı açılarak bebeğin çıkışına olanak tanır. Rahim ağzındaki bu açılma efasman ve dilatasyon olarak adlandırılır.

Efasman rahim ağzının incelmesi ya da bir başka deyişle kısalması, dilatasyon ise açılmasıdır.

dilat_1

İlk resimde rahim ağzı yani serviks tamamen kapalı ve uzundur. Uzunluğu yaklaşık 4 santimetre kadardır. Doğum zamanı yaklaştığında serviksin dokusu içinde bulunan su miktarı artar, serviks yumuşar ve öne doğru dönmeye başlar. Bazen fark edilen bazen de fark edilmeyen kasılmaların etkisiyle bu incelme giderek artar. Serviksteki efasman yüzde olarak ifade edilir. İlk resimde %100 olan efasman ikinci resimde %50 olmuştur. Doğum eylemi ilerledikçe kasılmalar ve bebeğin uyguladığı basınç sonucu üçüncü resimde efasman tam yani %100 olmuştur. Bu aşamada serviks neredeyse bir kağıt kadar incelmiştir. Servikste incelme devam ederken bir yandan da açılma başlar. Dördüncü resimde 3-4 santimetre olan açıklık kasılmaların etksisi sonucu bebeğin başının baskısıyla beşinci resimde 8-9 santimetreye ulaşmıştır. Bundan sonraki aşamada ise bebeğin kafasının en geniş çapı ile aynı uzunluğa ulaşır. Tam açıklık olarak adlandırılan bu durum yaklaşık 10 santimetreye denk gelir.

Açıklık 3-4 santimetre oluncaya kadar geçen süre doğumun birinci evresinin latent fazı olarak adlandırılır ve bu aşamada ağrıların sıklığı ve şiddeti çok fazla değildir. Daha sonra ise aktif faz başlar ve kasılmaların hem sıklığı hem de şiddeti giderek artar.

Rahim ağzı incelip açılırken bebeğin başı da yavaş yavaş aşağıya doğru inmeye başlar.

inis_1

Bu iniş sırasında her iki yandaki kemik çıkıntılara ulaşıldığında bebek sıfır pozisyonunda olarak tarif edilir. Bebeğin başının 0 noktasına ulaşması angaje olduğu yani doğum kanalına girdiğini belirler.

Doğumu etkileyen önemli noktalardan birisi de bebeğin başının doğum kanalındaki duruşudur. Normalde bebeğin çenesi göğsüne dayalı durumdadır. Buna fleksiyon adı verilir. Doğum kanalından geçtikten sonra bebeğin kafası vajina çıkışına ulaştığında bebek çenesine dayalı olan göğsünü geriye doğru atarak yani defleksiyon yaparak doğar. Bu işi becerebilmesi için en ideal pozisyon yüzü annenin arkasına bakar durumda doğum kanalına girmesidir. Böyle bir durumda kafasının arkasında yer alan occiput adlı kemik annenin önünde olacak ve bebek kafasını defleksiyona getirerek kolaylıkla vajinadan çıkabilecektir. Occiptun arkada olması yani bebeğin yüzünün annenin önüne bakması durumunda ise bebek doğabilmek için çenesini daha çok göğsüne yaklaştırmak zorunda kalacaktır. Zaten fleksiyonda olması nedeni ile böyle bir durumda doğum çok zor olabilecektir.

 

Annenin vajeninden bakıldığında doğum anıunda bebeğin başının ideal duruşu yukarıdaki resimde görülmektedir. Burada alın annenin arkasında occiput kemiği ise önündedir. Bebek kafasını arkaya doğru atarak yani defleksiyon yaparak kolayca doğar. Alttaki resim incelendiğinde olayı anlamak biraz daha kolay olabilir.Bebeğin buradan çıkmak için başını arkaya doğru kaldırması gereklidir. Başka türlü çıkması çok zordur.

norm-drs

Bebek angaje olurken genellikle kafası ön arka pozisyonda değil yan şekilde doğum kanalına girer. Eylem ilerlerken ve bebek aşağıya doğru inerken kafasını da çevirir ve occiput kemiği annenin önüne ya da arkasına gelir.

occ_trans occ_don
Angaje olduğunda kafanın vajinadan görünüşü Doğum anında kafanın duruşu

Bebeğin doğum eylemi sırasında yaptığı bu hareketler eylemde bebeğin kardinal hareketleri olarak adlandırılır.

Dr. Alper Mumcu

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir