Kara bulutları ‘pembe’yle dağıtın

bulut

Eskiden kışın geldiğini havaların soğuması kadar mağaza vitrinlerinden de anlardık. Çünkü renkler yazlık-kışlık diye ayrılırdı. Ancak son yıllarda bu yavaş yavaş bozuldu. Kış koleksiyonlarının renk kartelasında artık yaz tonları da var.

 

Kışın puslu ve buğulu havasının kıyafet renklerine koyu tonlar olarak yansıdığı aşikâr. Birkaç kıştır canlı renkleri mantolarda bile görür olduk. Bu defa da baharı hatırlatan pembe, kış koleksiyonlarında kendine yer edinmeyi başardı. Akla ilk gelen sorulardan biri ‘neden pembe?’. Bunun cevabını, özellikle İngiliz Kraliyet hayatının son yıllarda gündeme gelmesinde bulabiliriz. Kate Middleton’ın asil ve zarif tarzı bir süredir modacıların takibinde. Kendisinden ilham alan moda dünyası bunu renklere de taşıdı. Pembe de hiç zaman kaybetmeden podyumlarda yerini aldı.

 

Pembe derken bir tondan bahsetmiyoruz. Capcanlı pembeler de Rose Smoke denilen tozpembeler de var. Seçim yaparken hem kendi yaş ve tarzınıza uygun hem de dolabınızdaki kıyafetlere bakarak karar verebilirsiniz. Zira yanlış tonlarda pembe her zaman risklidir. Sizi çocuk gibi gösterebilir ve kıyafetinizi menfi yönde etkileyebilir. En iyisi doğru yerde, doğru pembeyi kullanmak.

 

Davet kıyafetlerinde pembe oldukça öne çıkıyor. Özellikle yaza birkaç ay varken nişan veya davetlerde pembeyi tercih edebilirsiniz. Tül etekler hâlâ pembe için kullanışlı bir çözüm. Diğer yandan brokar ve tülü aynı parçada kullanırsanız, davetlere uygun bir ağırlık kazanmış olursunuz.

 

Vitrinler çiçek bahçesi gibi

 

Unutulmaya yüz tutan pembenin podyumlara en güçlü haliyle dönüşünü ise omme des Garçons, Christian Dior, Oscar de la Renta gibi modaevlerine borçluyuz. Pembeyi vitrinlere taşıyan sebeplerden biri de gül desenlerin kıyafetlere taşınması. Saray bahçelerinin en vazgeçilmez çiçeklerinden biri olan güller etekten trikoya tam bir kış bahçesine dönüştürdü vitrinleri. Sonuç olarak gül tonları da eşzamanlı olarak hayatımıza girdi.

 

2012-2013 Sonbahar/Kış sezonunun sürprizlerinden biri ise pembenin mantolara yansıması. Jil Sander’in tasarımcısı Elsa Schiaparelli’nin 1960’lardan esinlenen mantoları pembenin en güzel örneklerini sunuyor. Chanel ise couture koleksiyonu için tercihini pembeden yana kullanan modaevlerinden biri. Özellikle tüvit takımlara pembenin bu kadar yakışacağını ancak görünce inanıyoruz. Chanel, pembeleri pırıltılı bir şekilde kullanarak gece etkisini gündüze taşıyor.

 

Pembe kullanmanın bir diğer yansıması ise sadelik. Gösterişsiz bir stille pembe, naif ama güçlü bir duruş vaat ediyor. Pembeyi, tek renk olarak kullanmak çabasız bir şıklık sağlayabilir. Gri ve siyahla kombine edilebilir. Bu renkteki parçalara ışıltı katmak için metalik aksesuarlar kullanmayı deneyebilirsiniz. Toz pembe bir eteğin altına burnu gümüş renkli bir ayakkabı, pembe tüvit ceketin üstüne lame bir kemer veya eldiven kullanabilirsiniz. Böylelikle günlük kıyafetinizi şık bir görünüme dönüştürebilirsiniz.

 

Pembe tonlarında parçalar alırken yazın da kullanabileceğiniz çanta, ayakkabı, takı ya da bluzlar bulursanız kaçırmayın. Zira 2013 İlkbahar/Yaz sezonunda kıştan yaza transfer olan renklerin başında pembeler geliyor.

 

 

 

Bu tişörtlerin aklı Kaft dağında!

 

Son zamanda ekranlarda yeniden bir tişört rüzgârı esmeye başladı. Mesaj içeren tişörtler gençlerin kendini ifade biçimlerinden biri haline geldi. 4-5 sene evvel komedi dizileriyle zirve yapan eğilim yeniden baş gösterdi. Şimdi mesajları Kaft veriyor, gençler sahipleniyor. Aralarında uygun olmayanlarla birlikte çok iyi fikir dediğim birçok ürün var. Örneğin offside gibi pozisyonları anlatan tişörtler oldukça ilginç. Hazırlanan hemen her tişörtün bir hikâyesi var. Benim favorilerim ise Sema ve Evvel Zaman isimli tişörtler. 2009’da 10 tasarımla doğan marka oldukça hızlı yol alıyor. Şimdiden 26 ülkede kendilerine kitle edinmiş bile. Bu başarıda sosyal medyayı iyi kullanmalarının etkisi var elbette.

 

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir