Çocuğunuz Sürekli Bağırıyor mu?

Çocukta Öfkeyle Başa Çıkma

ofkeli-cocukSaldırganlığın temel nedeni engellemedir. Kendini ifade etmede engellenen birey saldırganlaşır. Buna en açık örnek konuşma gelişimi geciken çocukların gösterdikleri saldırgan davranışlardır. İnsanlar anlaşılmadıklarını ya da söylediklerinin, duygularının önemsenmediğini hissettikleri zaman saldırgan tepkileri daha çok gösterir.

Çocukların saldırgan davranış sergilemelerinin birkaç nedeni vardır:

• Çocuk saldırgan davranışları saldırgan yetişkin modelleri izleyerek öğrenir:

Çevresindeki yetişkinlerin kızgınlıklarını bağırıp çağırarak (sözel saldırganlık) ya da vurup kırarak (fiziksel saldırganlık) gösterdiklerini gözleyen çocuğun benzer tepkileri aynı yoğunlukta göstermesi kaçınılmazdır. Yapılan çalışmalar, çocukların yetişkin modellerde gözledikleri saldırganlık davranışlarını aynen taklit ettiklerini göstermektedir.

• Yetersizlik ve değersizlik duyguları çocuğu saldırganlaştırır:

Kendini yetersiz ve değersiz hisseden bir çocuk içine kapanıp sessizleşeceği gibi saldırganlaşarak çevresine tepki de gösterebilir. Sorunun çözümünde çocuğu koşulsuz sevme ve değerli bir birey olduğunu hissettirme yatar.

• Öfkesini kontrol edemeyen çocuk saldırganlaşır:

Çocuklarda özellikle 3 yaş civarında öfke nöbetleri olarak tanımlanabilecek olumsuz tepkiler daha sık görülmeye başlanır. Bu tür durumlarda, çocuğa öfkenin normal bir duygu olduğu ancak ifade etme aşamasında saldırganlığı tercih etmenin doğru olmadığı anlatılmalıdır. Çocukta gözlenen saldırganlık tepkileri kendisine ve çevresine yönelik olabilir. Böylesi bir durumda çocuk sabırla sakinleştirilmeli ve saldırganlık tepkisini göstermesi kararlı biçimde engellenmelidir. Saldırgan davranışa hiçbir koşulda saldırgan tepkilerle karşılık verilmemelidir.

Çocukların içlerindeki enerjiyi boşaltabilecekleri ya da saldırganlıklarını yöneltebilecekleri uygun ortamlar hazırlanmalı. Parkta koşma, spor yapma, oyuncak tahtalara çivi takma gibi. Çocuk bu tür davranışların öğrenildiği ya da yapılmasının normal karşılandığı ortamlardan uzak tutulmalı.

• Çocukta var olan, mevcut enerjinin boşaltılmasına izin vermeme ve engelleme (oyun oynamasına, koşmasına ya da hareket etmesine izin vermeme gibi).

• Çocuğun temel ihtiyaçlarının vaktinde giderilmemesi

• Anne ve babanın tutumları arasında farklılıklar bulunması

• Düşük sosyal ilişkinin olması

• Çocuğa olumsuz örnek teşkil edebilecek bir kişinin varlığı

• Televizyon ve kitle iletişim araçlarının olumsuz etkisi :
Çocuğun televizyon ya da diğer kitle iletişim araçlarında şiddet ve saldırganlık içeren görüntüleri izlemesi engellenmeli. Bunları model almasına izin verilmemeli.

• Ebeveynlerin çocukları yanlış yargılama ve değerlendirmeleri

• Uygulanan yanlış cezalandırma yöntemleri

• Çocukların yaptığı olumsuz davranışların ebeveynler tarafından ödüllendirilmesi

• Aile içi geçimsizlik ve şiddetin var olması

• Okulda akranları tarafından istismar edilmesi gibi nedenler sayılabilir.

• Sıklıkla eleştirme ve azarlama.

• Bunların dışında beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi, zeka geriliği, epilepsi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi fizyolojik sorunlar da saldırgan davranışların görülmesine neden olur.

Sorumluluk Alsın
Çocuğa çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla birçok şeyi başlatıp bitirmesi sağlanmalı. Çocuk başarma duygusunu yaşamalı. Aile içi disiplin uygulamalarında ve ev kurallarında tutarlı olunmalı.

Saldırgan davranış gösteren çocuğa nasıl yaklaşılmalı?

Kendine ve çevresine zarar vermesi engellenerek sakinleşmesi beklenmelidir. Çocuğun öfkesinin nedeni araştırılmalı, saldırgan tepkilerin oluşturabileceği olumsuz sonuçlar hakkında konuşulmalıdır. Örneğin; ‘Kardeşin senden izinsiz oyuncağını aldığı ve kırdığı için öfkelisin ama onun oyuncağını kırman doğru değil. Bu durumda başka ne yapabilirdin?’ şeklinde problem durumu ve alternatif çözümler çocukla konuşularak çözüm yolları gösterilmelidir. Saldırgan davranışlar gösterdiği her durumda aynı davranış tekrar gerçekleşirse ne tür bir sonuçla karşılaşacağı çocuğa anımsatılmalıdır. Örneğin; ‘Bir kez daha kızdığında bir başkasının eşyasına zarar verirsen harçlığından kesilecek’. Çocuğun öfke durumlarında saldırganlık dışında gösterdiği her tür tepki fark edilerek ödüllendirilmelidir.

• Bedensel temas: Bağırıp çağıran, tepinen çocuğunuzu kucağınıza alabilir, elini tutabilir, sıkı sıkı sarılabilirsiniz (durdurmak, vurmasını engellemek için değil ona sevginizi göstermek amacıyla). Sarılmanız çocuğunuza güven verir, koşulsuz onları kabul ettiğinizi gösterir. “Öfkeli olduğun zamanda da seni seviyorum.”

• Sakin olmak: Olabildiğince sabırlı olarak çocuğunuzu sakinleştirmeyi deneyin ve sonrasında olayı öğrenmeye çalışın. O anda ne olduğunu sormak veya ona ters tepki vermek, bağırmak sadece krizi derinleştirecektir.

• Ortamdan uzaklaşmak: Çocuğunuz bir türlü sakinleşemiyor ve siz de sakin olamıyorsanız onu anlayamadığınızı, dışarı çıkmasını söyleyin veya kısa süreliğine ortamdan ayrılmak istediğinizi, biraz sakinleşince geri geleceğinizi söyleyin.

• Yumruk torbası: Çok hafif olmayan ve bir yere bağlanmış yumruk torbası öfkeli çocuğunuzun ve hatta sizin öfkenizi boşaltmanıza çok yardımcı olabilir. Çocukların da bu yöntemden hoşlandıkları bizzat onlar tarafından dile getirilmiştir.

• Öfkenin resmini yapmak: Çocuğunuza renklere anlam vererek, duygularını renkler veya şekiller yoluyla anlatmasını söyleyebilirsiniz. Öfke krizi öncesi veya sonrasında konuşulabileceği gibi o anda da çocuğun eline kağıdı ve boyaları tutuşturabilirsiniz. Resmini size göstermek istemeyebilir, görme konusunda ısrarcı olmayın, ancak görmek isterse gerçekçi biçimde de yorumlamaya, yaptığı şeye önem vermeye dikkat edin.

• Komik sözler: Çocukların hoşlandıkları bir başka yöntem ise öfkeli anlarında söyleyip rahatlayabilecekleri komik sözler bulmaktır. O anda söylenen bu komik sözler havayı yumuşatarak, kızgınlığın dağılmasına, öfkenin de yaratıcı, incitici olmayan, hatta güldürecek şekilde ifade edilmesine olanak tanımış olur. Birbiriyle kavga eden kardeşlere anneleri küfür yerine sümük, balgam gibi sözler söylemelerini önermişti. Kavga esnasında bu sözleri söyleyen kardeşlerin bir süre sonra kavgayı bırakarak gülmeye başladıklarını gördük.

• Öfke sembolleri: Bazen çocuklar öfkelerini sözlerle dile getirmek istemeyebilir, bunun yerine daha önce öfkelerini ifade etmek üzere seçtikleri şekilleri çizebilir ve öfkelendikleri anda sizlere bunları gösterebilirler. Siz de mesajı alarak üzerlerine gitmeyebilir, odalarına çekilmelerine izin verebilir veya duruma göre daha farklı bir şeyler yapabilirsiniz.

• Öfkeyi boşaltmak: Çok öfkelendiğimizde içimizde büyük bir enerji birikir ve bunu boşaltma gereksinimi duyarız. Böylesi durumlarda kimseyi rahatsız etmeyecek bir yerde bağırmak, kızdığımız duruma veya kişiye ilişkin duyguları yüksek sesle ifade etmek çok rahatlatıcı olabilir. Çocuğunuzun kızdığı kişi sizseniz onun bağırdığı ortamda olmayın, duyduğunuz sözler incitici veya saygısızca olabilir ve tepki vermek durumunda kalabilirsiniz. Bu sözleri çocuğunuzun yüzünüze söylememiş ve sizin duymamış olmanız gelecekteki ilişkiniz açısından daha iyi olacaktır. Öfkesini boşalttıktan sonra sakince konuşmayı deneyebilirsiniz tabii siz de buna hazırsanız.

• Balon öfkeliyken: Bir balonu şişirip çocuğunuza patlatması için verin, istiyorsa patlatmadan önce balonu tekmeleyebilir, yere atabilir. Balonu patlatmak içindeki biriken öfkenin de patlayıp sönmesine neden olacak ve çocuğunuzu rahatlatacaktır. Sakinleştikten sonra onunla konu hakkında konuşmak çok daha kolay olacaktır. Çocuklar bu yöntemi genellikle çok sever ve tercih ederler.

• Öfke kovası: Çocuğunuza öfkeli anlarında içinde kağıttan küçük toplar bulunan kovayı boşaltmasını ve bu topları sıkıp tekrar kovaya atmasını önerebilirsiniz. Her atışla öfke biraz daha azalacak ve bazen bu bir tür basket oyununa dönüşecektir.

• Öfke yastığı: Öfkesini yumuşak bir yastık kullanarak ifade edebilir, bu yastığa vurabileceği gibi onu birisiymiş gibi kabul ederek onunla konuşabilir, bağırabilir ve rahatlar. Çocuklar balon, yastık, kova gibi somut şeyler yoluyla içlerini yakan öfkeyi ve enerjilerini boşaltabildiklerini bu yöntemlerden çok hoşlanırlar ve bir süre sonra bunlar bir oyun halini alabilir.

 

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir