Alışveriş danışmanlığı mı istersiniz, gardırop check-up’ı mı?

danismanDeniz Marşan ve Başak Dizer Fransez, ülkemizdeki ilk alışveriş danışmanlarından. Marşan, erkeklere, Fransez kadınlara hizmet veriyor. Kendilerine ‘2Shoppers’ diyorlar. Ancak hizmetleri bunlarla sınırlı değil. ‘Hediye, dekorasyon ve kişiye özel tasarım’ danışmanlıkları da var. İkilinin ‘gardırop check-up’ı ise dolaplara nefes aldırmayı hedefliyor.

Baş döndüren moda, her sezon karşımıza başka bir kılıkta çıkıyor. Değişiyor, dönüşüyor, bazen bir tuhaf hallere bürünüyor. Ama dönüştükçe moda literatürüne yeni kavramlar da ekleniyor; ‘gardırop check-up’ı ya da alışveriş danışmanlığı gibi. Bahsettiğimiz, stil danışmanı değil. Ülkemizde zaten birçok stil danışmanı var ve özellikle bayanlara hizmet veriyorlar. Ama alışveriş danışmanının hizmet anlayışı daha farklı. Diyelim ki, alışveriş yapmaya vaktiniz yok. Birçok marka, mağaza ve alışveriş merkezi dolaşmak istemiyorsunuz. Hatta kalabalık yerlere gitmekten hiç hoşlanmıyorsunuz. Ne giyeceğiniz konusunda kafanız karmakarışık. Bir yandan da son trendleri takip etmek istiyorsunuz. İşte o zaman kendinize bir alışveriş danışmanı bulmanız lazım. Deniz Marşan ve Başak Dizer Fransez, ülkemizdeki ilk alışveriş danışmanlarından. Kendilerine ‘2Shoppers’ diyorlar. Çünkü Deniz Hanım kadınlara, Başak Hanım ise erkeklere danışmanlık yapıyor. Bilindiği gibi bu tür danışmanlık hizmetlerine kadınlar daha çok muhabbet besler. Ama son yıllarda erkeklerin ilgisi artmış ve konseptlerini bu şekilde kurmaya vermiş iki arkadaş. Fransez, erkeklerin neden danışmana ihtiyaç duyduğunu şöyle anlatıyor: “Sosyal çevresinde, çalışma ortamında ya da sadece kendi için şık ve bir stil oluşturarak giyinmek isteyenler danışmana başvuruyor, çünkü bunun için zaman harcayıp, kafa patlatmak, renk ayırıp kombin yapmak istemiyorlar. Giyinmek aynı zamanda bir ihtiyaçtır. Sadece alışveriş heyecanı olarak bakmayın, kıyafetler insanların ifade şeklidir, dış yüzüdür.”

Marşan ve Fransez’in işleri sadece alışveriş danışmanlığıyla sınırlı değil. www.2shoppers.net adlı internet sitelerini inceleyince ‘danışmanlık bürosu’ gibi çalıştıklarını anlıyoruz. ‘Hediye, gardırop, stil, dekorasyon, kişiye özel tasarım’ alanlarında çalışıyorlar. Diyelim ki, özel bir hediye almak istiyorsunuz, ama ne alacağınızı bilemiyorsunuz. Arkadaşınız neyi en çok beğenir, şu anda en hatırı sayılır hediyeler nedir, en etkileyici ya da romantik hediye var mıdır? Daha bitmedi… Hediyenizi nasıl paketleyeceksiniz, nerede ve hangi yolla vereceksiniz, bir türlü karar veremiyorsunuz. Zamanınız da giderek azalıyor. İşte Marşan ve Fransez bu muammalı sorularınıza da cevap veriyor. Hizmetlerinden en ilginci ise gardırop chenck-up’ı. Yani müşterilerinin dolabındaki kıyafetleri fark etmesi ve giymediği kıyafetleri değerlendirmesini sağlıyorlar. Bazen insan gözünün önündeki kıyafetleri değerlendiremiyor, hep aynı kıyafetleri giyiyor. Onlar ise gardıroba üçüncü bir göz olarak bakıyorlar. Kullanılmayan kıyafetleri elden geçirip yeniliyorlar. Bazı kıyafetlerin modelini değiştiriyor, hiç giyilmeyecek kıyafetleri yardım kuruluşlarına veriyorlar. Çünkü Fransez’e göre gardırop nefes alırsa iyi parçalar ön plana çıkar ve şık kombinler oluşturulabilir. Bir de dizilere kıyafet danışmanlığına başlamışlar. Şimdilik Aşk-ı Memnu’nun kostümlerini hazırlıyorlar. Marşan, “Uzun zamandır aklımızda olan bir işti bu, biz bunu profesyonel anlamada yapmaya başlamadan evvel çevremdeki kişiler hep beraber alışveriş yapalım, beni giydir vs. derdi, baktım bu iş hem çok zevkli hem de gerçekten insanların ihtiyaç duyduğu bir konu, biz de bu hobimize neden işe çevirmeyelim dedik ve 2shoppers doğdu.” diyor.

Kadınlar, kıyafet seçiminde hangi noktalarda yanılıyor?

Deniz Marşan: “Türk kadınının moda adına yaptığı hata, vücut şekline göre giyinmemektir. Mesela tayt geçen sene ne kadar modaydı, Türk kadınları genelde balık etli olur. Bu durumda moda diye olan olmayan herkes tayt giyiyor. Oysa ki zayıf kadında tayt çok güzel durur, ama balık etli bir kadında tam bir moda hatası. Aynı şekilde yazın uzun etekler vardı, Türk kadınları çok uzun boylu değil, kısa boylu, kadınların çok uzun elbise giymeleri boylarını kesiyor ve ortaya yine vücut tipine göre giyinmeme durumu ve bir moda hatası daha çıkıyor. Türk kadınlarında marka hastalığı da var. Bir markanın kataloğundan fırlamış gibi geziyorlar. Yakışsın yakışmasın sırf marka diye bir ürün alınıyor. Burada istenilen aslında o markanın dünyasına ait olma isteği. Diğer tarafta da araştırmacı kadınlar var, kendi niteliklerinin farkında ve o yolda ilerleyen yeni ürünler keşfeden, kıyafete kendilerinden bir şey katan kadınlar… Geçen senelere oranla kendine özgün giyinen kadınların sayısı çoğaldı.

***

Erkekler, kıyafet konusunda neden başarısız?

Başak Dizer Fransez: “Erkekler ne istedikleri konusunda kararsız değil, ama önyargılı. Çünkü Türk erkekleri için feminenleşmemek çok önemli. Kırmızı ve pembeden rahatsız olan erkekler var, aksesuar kullanmaktan çekiniyorlar. Fakat aynı zamanda biz kadınların erkekleri yönlendirmesi çok kolay, yeter ki fazla zorlamayın. Sadece şık ve erkeksi olmak istiyorlar ve kadının beğenisine ve gözüne çok güveniyorlar. Erkeklerin alışveriş ve stil danışmanına daha çok ihtiyacı olduğu kesin; çünkü kadınlardan farklı olarak erkeklerde moda duygusu, alışveriş eğilimi ve renk gözü az gelişmiş.”

 

Zaman

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir